17 Aralık 2013 Salı

DEVRAN

devran
Venedik Film Festivali' nin 70. yılını kutlaması sebebiyle geliştirdiği "Venezia 70 – Future Reloaded" adlı proje kapsamında yetmiş yönetmenden birisi olarak Semih Kaplanoğlu "Devran" kısa filmiyle katılmıştı. Future Reloaded, 60 ila 90 saniye arası değişen sürelerde 70 adet kısa film dünyanın ilk film festivali olan Venedik Film Festivali' ne kolektif bir hediye olarak geliştirilmiş. Festivalin diğer filmeleri için tıklayın.

Devran genel anlamda; dünya, zaman, dönem, kader, talih anlamlarına gelmekte, özel anlamda; bazen bir sûfinin tek başına dönmesiyle, bazen de bir derviş topluluğunun ayağa kalkıp beraber zikredip dönmeleri demektir.

Yusuf üçlemesindeki tasavvufi alt-metni bu kısa filmde direkt ele alan Kaplanoğlu, bize 90 saniye boyunca sabit bir kamerayla, karanlık bir görüntü içinde yağmur, gök gürültüsü ve kurbağa sesleri arasında  bir ağacın etrafında ateşböceklerinin devranını izletir. Işığın devranını yani hakikatin. Karanlıkta, ışığı görebilmeyi gösterir. Bu noktada gördüklerimizin tasavvuf karşılığına bakmak gerek. Yağmur rahmeti, gök gürültüsü heybeti, ağaç İslam dinini, kurbağa nefse muhalefeti ve ateşböceği ışığı yani nuru kasteder. Göz ile bakıldığında "koymuş kamerayı çekmiş" denilecek bir video, gözü kapatıp da gönlü açtığınızda muazzam bir esere dönüşmektedir, düşünmeye sevk etmektedir.

Tasavvuf konusunu, sinemamızda, Semih Kaplanoğlu gibi kullanan maalesef yok. Ney sesinden ileriye taşıyabilen de yok. Nice örnekler görebilmek dileğiyle. İyi seyirler…

Hiç yorum yok :