MODUS ANOMALI

modus anomali
Vizyona Cinnet ismiyle gösterilen Modus Anomali, Endonezya yapımı bir film. Bir aile ormana tatile gider. Her şey normal giderken, beklenmedik bir misafir gelir. Zamanda bir boşluk oluşur ve adam bilincini kaybeder. Kendine geldiğinde ise ormanda tek başınadır. Karısı ve çocuklarını aramak için ormanda dolanmaya başlar.

Film, konusundan anlaşılacağı gibi gerilim-korku türünde. Filmin yönetmeni Joko Anwar, Endonezya sinemasının önemli kişilerinden biri ve uluslararası alanda da birçok başarılara sahip bir isim. Sinemaya senarist olarak başlayan Anwar’ ın, Modus Anomali, dördüncü uzun metraj filmi.

Korku-gerilim türünü severek izlerim ve takip de ederim fakat o kadar fazla film ve o kadar fazla denenmiş yöntem var ki izlediğim her yeni yapım bir öncekine benziyor ve türe yeni hiçbir şey katmıyor. Yılda ancak birkaç film bu özgün olamama zincirini kırabiliyor. Cinneti de nispeten özgün olabilmeyi başaran filmler arasında gösterebiliriz. Özellikle senaryosu ile bunu başarabiliyor ki oldukça şaşırtıcı ve bir anda terse dönen bir yapı izliyor.


Filmi iki bölüme ayırabiliriz. İlk bölümde karakterin kendini arayışı, durumu kavrayışı, olayı çözümlemesi olarak özetleyebilirim. İkinci bölümde ise aynı hikâyenin farklı bir bakış açısıyla gösterimi şeklinde söyleyebilirim. İlk bölümde çok fazla mantık hatası beni rahatsız etti fakat ikinci bölümle beraber bu mantık hatalarının aslında öyle olmadığı hepsinin bir anlamı olduğu ortaya çıktı, hataların hepsi ortadan kalkmış oldu ve ters köşeye yatırmış oldu. Bu da artı bir puandı.

Filmin en büyük eksisi oyuncuların başarısızlığı - amatörlüğü -  ve filmin ingilizce olarak çekilmesinden ötürü diyalogların yeterli akıcılığa sahip olamaması. Ayrıca filmin süresi 87 dakika fakat bu süreyi daha da aşağıya indirilebilirmiş. Ormanda yürüme sahneleri gereksiz uzunlukta ve bu tarz film için hiç de uygun değil. Film bittiğinde havada kalan sorular da her zamanki gibi var. Artılarının en başında senaryosu geliyor fakat sürprizli olduğundan bir şey söyleyemiyorum. Onun dışında yönetmenin özellikle ilk bölümde hareketli kamera kullanımı - el kamerası değil, bu kullanımdan ben de nefret ediyorum – yerinde olmuş. Hareketli kamera adeta karakterle beraber hareket etmemizi sağlıyor, bizi de olayın içine sürüklüyor. Artı veya eksi demeyeceğim, ortalama kimi izleyicileri rahatsız edecek kadar şiddet sahneleri de filmde yer almaktadır.

Özellikle vizyonda Endonezya sinemasından çok fazla örnekle karşılaşmıyoruz. Cinnet bu ender örneklerden biri. Korku-gerilimi, kan da görmeyi sevenler için kaçırılmaması gereken bir film. Sevmeyenler ise senaryosu için bakabilir. İyi seyirler…


Yorumlar