MUTLAK ADALET

ozan akbaba bihter dinçel
Gişe öncesi iddialı söylemlerle lanse edilen " Mutlak Adalet", söylemlerin büyük bir çoğunluğunu gerçekleştirerek, ülkemiz sinemasında nadiren karşılaştığımız psikolojik-gerilim türüne ait, başarılı bir yapım olmayı başarıyor. 

Öğretmenlik yapan Metin, eşi ve çocuğuyla birlikte mutlu bir hayatı vardır. Bir gün iş dönüşü eve geldiğinde, hırsızlık için evinde üç kişinin olduğunu görür. Kızına ve karısına zarar vermişlerdir. İçlerinden birini öldürüp hapse girer. Hapisten çıktığında bu hırsızların delil yetersizliğinden bırakıldığını öğrenir. Metin' in içi adalet duygusuyla yanıp tutuşur.

Çok da çetrefilli olmayan konusunun dışında, filmin 84 dakikalık kısmında bu adaleti arama ve intikam arzusunu, gerilim çerçevesinde izliyoruz. İşin psikolojik boyutu ise filmin son 10 dakikasında gelişen sürprizli olaylar sonucu ortaya çıkıyor ve filme tekrar, baştan bir göz atmayı gerektiriyor. Her bir sahneyi son sahneyle beraber düşündüğünüzde, ötekinin düşünce yapısını daha iyi anlayabiliyorsunuz.

hüseyin elemanFilmin ritmi, giriş sahnesinden itibaren düşük seyrediyor. Bu yavaş seyir filmin sonlarına doğru artıyor ve finalde tavan yapıyor. Senaryoda herhangi bir karmaşa olmadığından ve sadece Metin karakteri üzerinden hikaye aktığı için izlenebilirliği yüksek. Bu özelliği finale kadar gözümde eksi bir nottu fakat finalle beraber bu basit yapı izleyiciye bir kolaylık sağlamış oluyor.

Yerli sinemada belki de psikoloijk analize soyunan ilk film diyebiliriz Mutlak Adalet için, lakin analizi yorumla bezemiyor sadece o hali başarıyla resmediyor. Oyuncuların film için çeşitli psikolojik eğitim ve testlerden geçtiğini, yönetmen Hüseyin Eleman' ın psikoloji eğitimi aldığı ve senaryoyu da bir grup psikolog ile yazdığını belirteyim. Bu yaklaşım başarılı olmuş fakat aynı başarı yönetmenlik açısından gerçekleşmemiş. Daha deneyimli bir yönetmen tarafından çekilseymiş daha başarılı olurmuş diye düşünüyorum. Oyunculuklar çok sırıtmasa da üst düzey de değil.

Genel itibariyle başarılı bir yapım olmasına karşın aynı başarıyı gişede gösteremiyor maalesef. 13 kopyayla çıktığı ve vizyonda sadece 4 hafta kalan filmin toplam izleyici sayısı ise 585 kişi. Ortada farklı bir iş var fakat ne yazık ki ya yanlış pazarlama stratejisi ya da izleyicilerin ön yargıları bu tarz filmleri sinemada görme isteğini engelliyor.


Sürprizli son barındıran filmler, genellikle finaliyle beraber değerlendirildiğinde birçok mantık hatası barındırır. Mutlak Adalet' te sadece bir yerde terslik gözüme çarptı. Metin hapisten çıktığında kızı hala küçüktü. Yalnız bunun bilinçli yapılmış olacağı daha anlamlı geldi. Sonuçta Metin' in gerçekliğini izliyorduk. Onca sene içeride kalan biri kızının büyüklük halinden ziyade en son gördüğü halle hatırlar.

Yorumlar