23 Kasım 2014 Pazar

BİR KAPIDAN GİRECEKSİN

umut tümay arslanMetis Yayınları' ndan 2010 yılında çıkan "Bir Kapıdan Gireceksin: Türkiye Sineması Üzerine Denemeler", son dönem sinemamızda ortaya konmuş eserler üzerine denemelerden oluşuyor. Umut Tümay Arslan' ın hazırladığı kitapta, alanlarında uzman toplam 19 yazarın yazıları yer alıyor.



Kitapta 17 adet film üzerine toplam 19 adet deneme yer alıyor. Bu filmler arasında;

Reha Erdem - Kosmos
Özer Kızıltan - Takva
Zeki Demirkubuz - Kader
Çağan Irmak - Issız Adam
Semih Kaplanoğlu - Yusuf Üçlemesi
Ümit Ünal - 9 (2)
Reha Erdem - Hayat Var
Togan Gökbakar - Recep İvedik
Murat Aslan - Maskeli Beşler: Irak ve Serdar Akar - Kurtlar Vadisi: Irak
Fatih Akın - Duvara Karşı ve Kutluğ Ataman - Lola ve Bilidikid
Seren Yüce - Çoğunluk (3)
Pelin Esmer - 11' e 10 Kala
Fatih Akın - İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek
Kazım Öz - Fırtına (2)
Nuri Bilge Ceylan - Bir Zamanlar Anadolu' da

Kitapta yer alan yazarlar;


denemelerYeşim Tabak
Bülent Diken
Meltem Gürle
Barış Engin Aksoy
Asuman Suner
Mithat Sancar
Fırat Yücel
Fatih Özgüven
Boğaç Ergene
Nejat Ulusay
Karin Karakaşlı
Feride Çiçekoğlu
Nazan Maksudyan
Ebru Çiğdem Thwaites
Mesut Yeğen
Umut Tümay Arslan
Meltem Ahıska
Özlem Köksal
Sema Kaygusuz

2000 sonrası sinemamız üzerine ustalaşmış yönetmenlerin filmleri üzerinden söylemlerde bulunan bu denemeler, farklı bakış açılarıyla politik, sosyolojik ve psikolojik bazı çıkarımlarda bulunuyor. Genel itibariyle eleştirel bir gözlem yerine daha çok filmin alt metnine uygun bir anlayışla yazılar ele alınmış.

Kitabın en büyük artısı, on dokuz ayrı yazarı barındırması. Her bir yazı da farklı bir bakış açısı yer alıyor. Yalnız bu yazarlar sanırım aynı topluluğun içinde yer alıyor ki, yazılar hep aynı noktadan çıkıyor gibi. Aynı noktanın farklı bakış açıları gibiler. Tüm yazılar sol görüşten çıkmış gibi duruyor.

Kitabın arka sayfasında yer alan tanıtım yazısı ile sonlandıralım.

"Bir Kapıdan Gireceksin, yakın dönem Türkiye sineması üzerine on dokuz denemeden oluşuyor. Bu denemeler, Türkiye'nin uzak ya da yakın, kronik ya da yeni, can acıtıcı ya da kayıtsızlaştırıcı meselelerini sinemasal kurgu dolayımıyla düşünmeye, bu yolla farklı türden hakikatler keşfetmeye imkân tanıyor. Ama aynı zamanda bizleri bekleyiş, inanç ve arzu ile kapısı aralanan, sinemanın o sapkın ama mucizevi dünyasına bir kez daha sokuyor. Yan yana geldiklerinde bu denemeler, insanın bilgi ile inanç arasındaki salınımının, film seyretme deneyiminin de ta kendisi olan bu salıncağın, insan hayatının aptalca sıradanlığını, hatta bu sıradanlığın kimi zaman taş gibi görünen kalıcılığını, iç burkucu sefaletini nasıl aşındırabildiğini de gösteriyor.

Rüyalarına sahip çıkmak isteyenler için."

Hiç yorum yok :