4 Şubat 2016 Perşembe

ALEJANDRO GONZALES INARRITU VE FİLMOGRAFİSİ

alejandro gonzales inarritu

15 Ağustos 1963 Meksika doğumlu yönetmen Alejandro Gonzales Inarritu, geçen sene Oscar ödüllerinde Birdman ile kazandığı dört heykelciğin ardından bu seneki yarışmada The Revenant ile oniki dalda aday olarak gösterildi. Muhtemelen önemli dallarda ödülleri kazanacak. 

Ödül töreni öncesinde filmografisini ve kendine has sinemasına bir göz atalım.




1- Amores Perros - Paramparça Aşklar Köpekler

paraparça aşklar köpekler
2000 yılında çevirdiği ilk uzun metraj filmi, aynı zamanda kesişen hayatlar üçlemesinin de ilk filmi. Tamamen Meksika' da geçen film, üç farklı yaşamın, üç farklı hikayesini ortak bir olayda kesiştiriyor; köpeklerin sokak dövüşünde. 

Farklı yaşam standartlarında hayatlarını süren insanların hikayelerini anlatırken aslında herkesin birbirine bağlı olduğunu, birbirinden etkilendiği düşüncesi filmde hakim ki bu temayı üçlemeye döndürürerek sonraki iki filmde de işleyecektir.

2- 21 Grams - 21 Gram

sean penn
Amores Perros' tan sonra Hollywood' a geçiş yapan yönetmen, üçlemenin ikinci filmi 21 Gram' da bir trafik kazası etrafında kesişen hayatları, ölüm olgusu etrafında işliyor. Filmin ismi de yine ölümden sonra bedenin 21 gram zayıflaması teoremine dayanıyor. Oyuncu kadrosunda Sean Penn, Naomi Watts ve Benicio Del Toro yer alıyor.



3- Babel - Babil

babil
2006 yapımı Babil, Japonya' dan Meksika'ya, Amerika' dan Fas' a uzanan hikayeleri birbiriyle kesiştiriyor. Son filmde Brad Pitt, Cate Blanchett, Gael Garcia Bernal oyuncu kadrosunda yer alıyor. Konuyu minimal olarak ülkesinden başlatıp, kozmopolit olan Amerika' ya taşıyan ve nihayet kıtalar arasında dolaşarak hikayesini tamamlıyor. Her filmde anlatımını daha da güçlendiren Inarritu, insan nerede olursa olsun insanlığın bir bütün ve birbirine bağlı olduğunun altını çiziyor.

4- Biutiful

javier bardem
Başrolünde Javier Bardem' in oynadığı Uxbal karakteri üzerinden dönen senaryo, Bardem' in de olağanüstü oyunculuğu sayesinde hüzünlü ve içten bir hikaye anlatıyor. Özellikle karakterlerin ne abartılı olarak anlatılması, ne de arabeske veya ajitasyona kaçılmaması yani tam anlamıyla gerçek olmaları sebebiyle benimsemeye ve empati kurmaya neden oluyor. Filmin başarılı olması altında yatan en önemli parametre de bu özelliği.

5- Birdman

michael keaton
2014 yapımı ve dört Oscarlı filmi Birdman, yönetmenin - bence - en iyi filmi. Kariyerinde süper kahraman rolünü üstlenen bir oyuncunun Broadway' deki kendi oyunu öncesini anlatan hikaye, öncelikle tek plan çekimleri ile zaten bir adım öne çıkıyor. Tek plan kullanımının başlı başına bir zanaat gerektirdiğinden, film ilk etapta izleyeni kendine bağlıyor. İçerdiği Hollywood eleştirisinin yanı sıra karakteriyle beraber bizi de içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Yönetmenlik ve yönetmen sinemasının doruklarında gezinen Birdman, her açıdan sinemasal bir deneyim. Film gibi kadrosunun da muhteşemliğinde Michael Keaton, Zach Galifianakis, Edward Norton, Naomi Watts,  Emma Stone, Andrea Riseborough yer alıyor.

6- The Revenant - Diriliş

diriliş
Şimdilik son filmi Diriliş, başrolünde Leonardo Di Caprio yan rolde Tom Hardy' nin performansıyla bir hayatta kalma ve intikam hikayesi. Gerçek bir olaydan alıntılanan film, bir ayının saldırısından sonra ölümün kıyısından dönen ve intikam almak için her türlü badireyi atlanan Hugh' un hikayesini anlatıyor. Oldukça zor şartlar altında çevrilen film sonucunda ortaya konan iş kusursuza yakın. Özellikle kamera kullanımıyla dikkati çekiyor. Adeta kamerayla beraber karakterlerin içinde bir aktüel karaktere dönüşüyorsunuz. Bu sene 12 dalda Oscar adaylığı bulunan film, en iyi film ve en iyi yönetmen heykelciklerini - bence - alacak.

Yönetmen Alejandro Gonzales Inarritu, filmografisi ve bakış açısıyla tam bir sinemanın parçası. Bu da bize bu yönetmenin her yaptığı işi takip etmemize sevk ediyor. 

Hiç yorum yok :