BİRGÜN GELDİKLERİNDE ARRIVAL

geliş

Yönetmen Denis Villeneuve' nin yedinci filmi Arrival (Geliş), hem bilim kurgu türüne farklı yaklaşımıyla  hem de yönetmenin sinema anlayışını, bu türle kusursuz bir biçimde entegre etmesiyle, senenin farklı ve önemli işlerinden birine imza atıyor, bir taraftan da filmi izleyen seyirciye sorgulayacağı düşünceler fısıldıyor.



Dünya' nın 12 ayrı yerine inen uzay gemilerinden sonra dil bilimcisi doktor Louise Banks ve teorik fizikçi Ian Donnelly uzaylılarla irtibata geçmek ve iletişim kurabilmek için hükümet tarafından ordu ile çalışmak üzere görevlendirilir. Uzaylılar neden buradadırlar? cevabını bulabilmek en önemli görevleridir.

semboller

İlk bakışta bilim kurgu türünün çokça örneğine şahit olduğumuz uzaylı istilası alt türüne sokabileceğimiz Arrival, hikayesi ve yönetimiyle bu türden uzakta seyrediyor. Görsel efektten ziyade görsellikle, şaşaalı savaş sahnelerinden ziyade durumla ilgilenen bir yapıya sahip. Bu yapı filmi daha da zenginleştiriyor. Başkarakterin dil bilimcisi, yardımcı karakterin fizikçi olması, filmin akışının nasıl olacağına dair ipucu veriyor. Merkeze iletişim olgusunu koyan film, bilimsel açıklamalara teğet geçerken anlamaya çalışmak, iletişim kurmak gibi meselelerle ilgileniyor. Gemilerin gelmesinden sonra ilk temas ve ilk etkileşim filmin önemli basamaklarından biri. 12 ayrı geminin Dünya' nın 12 ayrı bölgesine inmesi ve bu ülkelerin birbirleriyle olan iletişimi ve sonrasındaki iletişimsizlikleri de politik bir söylem olarak filmin içinde yer alıyor. Finalde ise verilen kararlar kaderci bir yaklaşım olarak okunabilir fakat her seyircide "Ben olsam..." diye cümle de kurduracaktır.

uzaylı

Film hakkında detaya girmek pek fazla istemiyorum. İçeriğinden bir parça anlatmak sanki tüm hazzı kaçıracakmış gibi hissettiriyor ama filmin dayandığı noktalardan bahsedeyim. Senaryo Çinli yazar Ted Chiang' ın "The Story Of Life" adlı kısa hikayesinden uyarlanmış. Sırtını bilim kurgu ve aksiyon yerine felsefi düşüncelere dayandırıyor. Ayrıca dil bilimi dünyasında yer alan Sapir-Whorf hipotezi (Kelimeler dünyamızı nasıl algıladığımızı belirler) de senaryonun önemli kaynaklarından.

Yönetmen Denis Villeneuve filmografisine bakıldığında her türden film bulabilirsiniz. Belirli bir türe kendini adamayan yönetmen, el attığı her türde verdiği başarılı örneklerle bunu ispatlıyor. Psikolojiden (Enemy) maceraya(Sicario), dramdan (Incendinces) animasyona (Gazza 1956) doğru işlere imza atıyor. Yönetmenlik anlayışını her türe entegre edebiliyor. Filmin açılış sahnesinde Terence Mallick' in sinemasına yakın sahneler izlemek, uzay gemisinin Kubrick' in monolitine benzemesi gibi örnekler de ustalara saygı olarak yorumlanabilir.

Ana karakter Louise Banks i Amy Adams canlandırırken, fizikçi rolünde Jeremy Renner yer alıyor. Diğer rollerde Forest Whitaker, Michael Stuhlbarg ve Tzi Ma oynuyor. Bu senenin bana göre ilk beşinden biri olan Arrival' ı kaçırmamanızı öneririm.

Yorumlar

Hazal'ın Dünyası dedi ki…
merak ettim. Mutlaka izleyeceğim. Öneri için teşekkür ederim. Benim bloguma da beklerim..:)
Muharrem Evkuranlar dedi ki…
Kesinlikle beğeneceğinize eminim